İki gün önce otuz yaşlarında manzarada yek oturan bir adama salça oldum. Hemen bira teklif ettim. Meğer adam zaten içiyormuş, görmemişim. Efes çok şekerli , manzara çok güzel derken güneş battı, muhabbet koyulaştı. Adam sağlam motorcu çıktı hatta geçen yaz Nemruta çıkmış motoruyla . Bana İkarus sendromundan falan bahsetti; belli bir km yapınca motorla kanatlanıp uçacakmışın gibi bir özgüven patlaması yaşıyormuşun, sonra hemen kaza yapıp yattara oluyormuşun . Genel kültür oldu bana da işte. Neyse, beni en çok adamın babasının 20 yıldır okulda personel olarak çalıştığı için, ailecek lojmanda kalıyor olması etkiledi. Hem de yirmi yıl. Doğal olarak adamın çocukluğu Boğaziçinde geçmiş ve okulda basılmadık yer bırakmamış. İki - üç tane güzel tüyo da aldım hemen okulla alakalı ama afiş yasak. Herif şu an mimarlık tarihi mastırı yapıyormuş . Sonra düşündüm, acaba bizim KALdaki Ali abi'nin (figo) oğlu Tarık da ilerde böyle güzel bir adam mı olacak? Feystaki şovları zaten kusursuz...
Özet: Adam yirmi yıldır Boğaziçinde çürümüş, biz hala hangi kafada 2 yılda manzarayı sahiplenmeye çalışıyoruz ?